|
KİTABIN
ADI
|
Çakal |
|
KİTABIN
YAZARI
|
Frederick FORSYTH |
|
YAYINEVİ
VE ADRESİ |
E Yayınları Sirkeci /
İSTANBUL |
|
BASIM
TARİHİ
|
1998 |
|
KİTABIN
YAYIM MAKSADI |
|
KİTABIN ÖZETİ :
1. BÖLÜM :
22 Ağustos 1962 tarihinde gizli ordu (O.A.S.)Fransa Devlet Başkanı
Charles de Gavlle’yi öldürmeye karar verir. Kararı Hava Ordusu subaylarından
Hava Başkanlığında görevli 35 yaşındaki Yarbay Jean-Marie Bastien Thriy verdi.
Görünüşte rejime sadık olan bu adam Cezayir’i Milliyetçi Cezayirlilere
bırakmakla hem ülkesine hem kendisini iktidara getiren adamlara ihanet etmiş
saydığı Chrales de Gaulle’e büyük bir kin besliyordu.
Suikast Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yapılacaktı.
Bastien-Thiry’nin yaptığı iki hata suikasti hem başarısız kılmıştı hem de
hayatına mal olmuştu. Birinci hata; planlanan güzergah üzerindeki yolda onarım
çalışmalarının fark edilmemesinden kaynaklanan zaman kaybı, ikinci hata; ateşin
açılacağı ana karar vermek üzereyken bir takvime bakmış 22 Ağustos günü
alacakaranlığının 08:45’ te çöktüğünü öğrenmiş ancak baktığı 1961 yılının
takvimiydi. 1962 yılının 2 Ağustosunda alacakaranlık 08:10 çöküyordu. Bu 25
dakikalık fark tarihin akışını değiştirmişti. Bu akış onu ipe götürecekti.
Liberation Caddesi’ nde gazetesini sallayarak verdiği şifreli işaretle
operasyon başlamış ancak başarısız olunmuştur. İşte bu andan sonra Fransa’da
Jandarma Kuvvetlerinin desteğindeki Ulusal Güvenlik Kuruluşu akıl almaz bir
soruşturma açıyordu. Bu hareket Fransız polisinin kayıtlarında eşine
rastlanmayan, olağanüstü boyutlarda bir insan avına dönüşecekti. Dosyalardaki
şifreli adı “Çakal Olayı” dır.
03 Eylül günü polis tesadüfen durdurduğu bir arabadan kimliği olmayan
birini karakola götürdü. Karakolda adam sorgulandı. Şüphelenen polis adamın
konuşmaya başlaması için sorular sormaya başladı sonunda adam bu olayla ilgili
22 kişinin adını verdi. Büyük bir operasyonla biri dışında hepsi yakalandı. Bu
kişi daha yakalanamadı.
Ulusal Direniş Hareketi (A.O.S.) başına Albay Antoine Agoud gelmiş.
Başkanı öldürme planlarını o yürütmeye başlamıştı. Ancak daha hiçbirşey
yapamadan Almanya’da yakalanarak Fransa’ya getirilmişti. Kendinden önceki
örgütün lideri Thriy gibi idam cezası almış fakat kendisininki müebbet hapse
çevrilmişti.
Yeni A.O.S. Hareketi başına Yarbay Mare Chazoet geçti. Chazonet’e göre
Başkanı öldürme işini yapacak adam tanınmayan ve yabancı biri olmalıydı.
Fransız ve İngiliz gizli servisleri arasındaki gizli çekişme onu; bir İngiliz
katili seçmeye zorladı. Güvenilir bulduğu örgütten iki adamına haber yollayarak
buluştular.Bu iki adamın adı Casson ve Walski’dir. Chazonet’in üç aydır yaptığı
araştırma sonunda aklında bir İngiliz vardı. Arkadaşlarıyla konuştu ve İngiliz
onaylandı. İngiliz’e ulaşıldı. Yarım milyon dolar karşılığında İngiliz bu işi
almıştı. Bu İngiliz’in şifreli adı Çakal’dı.
1963 yılının Haziran ayının ikinci yarısıyla Temmuz ayı boyunca
Fransa’da eşi görülmedik sayıda silahlı saldırı olaylarıyla karşılaşıldı.
Saldırganlar önüne geldikleri yerleri soyuyorlardı. Bu saldırganlar O.A.S.
örgütü üyeleriydi gerekli parayı temin etmişlerdi. Para anlaşmaya göre yarısı
peşin geri kalan yarısı Çakal’ın İsviçre’deki bankalardan birindeki hesabına
yatacaktı.
Londra’ya dönen Çakal De Gaulle ile ilgili kitapların listesi
hazırlayarak başkan hakkında bilgi toplamaya başladı.Ancak okuduğu tüm
kitaplara rağmen adam hakkında ve cinayetle ilgili kafasında hiçbirşey
oluşmamıştı.Taki Figara gazetesinde okuduğu habere kadar.O haberde yıl içinde
belli bir günde koşullar ne olursa olsun Başkan halkın arasına inecekti.Bu
haberde sonra Çakal asıl planı hazırlamaya başladı.
Sahte bir isim bulmak için Thames vadisinde küçük bir köye gitti.
Mezarlıkta uygun olan ismi buldu. Papazla görüşerek bu isimle ilgili bilgi
aldı. Bu isim Alexandres Duggan’dı. Daha sonra bir Belçika’lıya gidip çok özel
tüfek sipariş etti. Tüfek üç parçaya ayrılacaktı ve alimiyum tüplerin içine
konacaktı. Tetikse son anda kendisi monte edecek şekilde olacaktı. Bu arada
Çakal kendisine gerekli sahte kimlilerle uğraştı. Bunları yapacak adamı buldu
ve bu konuyu halleti. Bu arada bu kimlikleri hazırlayan adamın kendisine Şantaj
yapması üzerine adamı öldürdü. Tüfeği için kendisine bir orman buldu ve tüfeği
test etti.
Bu arada Fransız istihbarat servisi S.D.E.C.E. Başkanı öldürme planını
hazırlayanlardan Kawalski’yi yakalamıştı. Fransız hükümeti tüm birimleriyle
harekete gemişti. İçişleri Bakanı çok büyük yetkilere sahip bir komiseri
konuyla ilgilenmek üzere atadı. Komiserin adı Chaude Lebel’di. Artık başkanı
öldürmek isteyen birinin olduğu biliyorlardı. Olağan üstü bir kovalamaca
Lebel’li bekliyordu.
2. BÖLÜM :
Heryerde sarışın bir İngiliz aranıyordu. Çaka’lın Chazoret’le
haberleşmesini sağlayan ajan Valnıy’i Çakal’a Kawalski’nin yakalandığını
bildirdi. Bir ara Chazoret bu operosyonun iptal edilmesini düşünmüştü. Ancak
Casson artık çok geç olduğunu Çakal’ı kimsenin durduramayacağını söyledi.
12 Ağustos sabahı Komiser Lebel ve yardımcısı Caron: cinayete ne zaman
kalkışılacağını ve süikastçı hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadıklarını yalnızca
adının Çakal olduğunu öğrenen iki polis uluslararası boyutta bir işbirliği
sağlamak için diğer ülkelerin polis örgütleriyle irtibata geçmeye çalıştılar.
Çakal 12 Ağustos’da 12:00’ yi biraz geçe Brüksel havaalanına indi. Bir
otele yerleşti. Bacağını alçıya aldı. Brüksel’den ayrılarak Milano’ya uçtu.
Gümrüğü geçmekte zorlanmadı. Tüfeğin olduğu çantayı aldı. Diğerlerini emanete
bıraktı bir tuvalete girdi makasla alçıyı çıkardı. Emanetteki bavulları bir
hammala aldırarak lüks bir otele yerleşti.
Ertesi gün Çakal her zamanki gibi 07:30’da kalktı.Kahvaltısını yaptı.
Birkaç saat oyalandı oyalandıktan sonra iki günlüğüne yüksek bir para karşılığı
bir Garaj 1962 model bir Alfa romeo marka bir araba kiraladı. Bir nalburcuya
uğradı. Bir tulum, bir kerpeten, bir kangal çelik tel, lehim lambası ve lehim
aldı. Garaja gitti aldığı malzemeleri bıraktı. Daha sonra Tüfeğinin bulunduğu
çantayı alarak tekrar garaja döndü.Saat 15:00’a geliyordu. Garaja girdi kapıyı
içerden kilitledi ve çalışmaya başladı. İki saat boyunca tüfek parçalarının
bulunduğu ince tüpleri arabanın şasisinin içine lehimledi. Bu arabayı özellikle
kiralamıştı. Çünkü incelediği araba dergisinde alfanın güçlü bir çelik
şasisinin olduğu ana kirişlerin içe doğru geniş bir dik açı meydana
getirebilecek şekilde kıvrıldığını görmüştü.
Bu arada Çakal’ı arama faaliyetleri oldukça hızlı sürüyordu. Çakal iki
yabancı pasaportun bulunduğu üç yabancı kimlikle dolaşıyordu.Müfettiş izini
bulup otele geldiğinde Çakal çoktan arabasıyla Fransa’ya doğru yol almıştı.
Ayrıca onlar Charles Calthrop’u arıyorlardı. Çakal’sa Fransa’daydı yeni
Alexander Duggan’dı. Ölüm emrini verenler bile onun nerede olduğunu
bilmiyorlardı. Çakal merkezle irtibatı sağlayan Valmy’i aradı. Valmy’de ona
polisin ulaştığı noktayı anlattı. Çakal artık daha dikkatli olmalıydı.
Ertesi gün Çakal oto malzemeleri satan bir dükkana gitti. Sprey oto
boyası, inze fırça aldı. Arabayı maviye boyadı. Plakaya şablon hazırladı.
Arabayı gün ışıyana kadar kullanacağından gece bu amatör çalışma pek fark
edilmeyecekti.
Bu arada polis Çakal’ın yeni kimliğini bulmuştu. Fransa’ya da bu isimle
girmişti. Kaldığı otelde tanıştığı bir kadınla o gece beraber oldu. Sabah kadın
otelden ayrılmıştı. Çakal’da zaten ayrılmak durumundaydı. Hesabı kestirirken
sorumluya bütün para vermiş adam parayı bozdurmaya gittiğinde otel defterinden
kadının adresini almış ve oradan ayrılmıştı. Polisse hemen ardından otele
baskın yapmış fakat Çakal bir kez daha sıyrılmıştı. Çakal aldığı adrese doğru
gitti. Arabayı bir avlanma bölgesinde bıraktı ve bavullarını aldı. Tüfeğin
bulunduğu tüpleri söktü ve yola koyuldu. Hava yeni aydınlanıyordu. Bir kamyonet
bunu gideceği köye götürdü. Kadının kaldığı şatoda üç gün geçirdi.üçüncü gün
sabah Valmy’i aradı. Valmy ona arabayı bulduklarını söyledi. Sonra ayrılmak için
hazırlık yapıyordu. Tüfeği yerleştiriyorduki kadın onu o şekilde görünce
Çakal’a sende A.O.S.densin dedi. Çakal kadının boğazına yapışarak onu öldürdü,
oradan ayrıldı. Ayrılmadan önce yeni kimliğine büründü. Kendini makyaj
malzemeleri sayesinde oniki yaş ihtiyarlaştırdı. Papaz kıyafetleriyle oradan
ayrıldı.Oyun giderek tehlikeli olmaya başlıyordu.Tulle’en trenle Paris’e geçti.
3. BÖLÜM :
Valmy’le görüştüğünde, Valmy ona papaz kıyafetine olduğunu bildiklerini
söyledi. Telefon görüşmesinden sonra Valmy’de yakalanmıştı. Çakal artık tamamen
yalnız kalmıştı. Garın arkasında üçüncü sınıf bir otele yerleşti. Tekrar
kimliğini değiştirmek için aynanın karşısına geçti.
Müfettiş bu arada olup biten bütün gelişmeleri gündelik olarak Bakana
raporla bildiriyordu.Müfettiş rapor için Bakanın yanına gittiğinde ortaya
ilginç bir tesadüf çıkmıştı. Çakal’ın beraber olduğu kadın Borones Colette
Polıs teşkilatından bir komiserin sevgilisi çıktı. Bu adamda o anda salonda
bulunuyordu. Adam istifasını sunmayı teklif etti. Fakat bir sessizlikle olay
öylece kalmıştı.
Çakal’a karşı alınan önlemler öyle arttırılmıştı ki Korsikalılar Birliği
bile devreye sokulmuştu. Bu birlik Fransa’nın en iyi örgütlenmiş ve en önemli
cinayet sendikasıydı.
Çakal artı büyük güne hazırlanıyordu.Tüfeğini çıkardı kendisine üç mermi
aldı. Cinayet girişiminde bulunacağı bölgenin detaylı bir keşfini daha önceden
yapmıştı. Büyük gün gelmişti.25 Ağustos Pazar günü. Sıcaktı, oldukça sıcak bir
gündü. Kurtuluş şenliklerinin yapıldığı gündü. Güvenlik önlemleri oldukça sıkıydı.
Binaların tepelerinde keskin nişancılar ve alanın 200 m. çapında geniş bir
polis seti bulunuyordu. Bir ihtiyar alana doğru ilerledi, elinde aliminyum bir
bastonla polise doğru yaklaştı. Polis kimlik sordu. İhtiyarın adı Andre
Martin’di İhtiyar ayrı bir kart daha çıkardı, kartta “Malül Gazi”yazıyordu.
İhtiyar traş olurken yüzünü kesmişti. Polis adama nerede oturduğunu sordu.
İhtiyar şuradaki apartmanın tavanlarından birinde dedi. Aldığı maaşla anca
geçindiği söyledi. İhtiyar oradan ayrıldı.O ihtiyar Çakal’dı.
Apartmanın giriş kısmında daha önceden gördüğü kadın iskemlede
oturuyordu. Kadına yaklaştı.Bir bardak su vermişti. Bir bardak su vermesi
istedi.Kadın acıkmaklı bir halde onu içeri aldı.Çakal kadını içeride öldürdü.
Hızla tavan arasına çıktı.Hazırlıklarını yaptı.
Bu orada müfettiş Lebel ortalığı dolaşıyor, polislerle
kouşuyordu.İhtiyarı salan polise yaklaştı.
-Buradan geçen oldu mu? diye sordu.
-Hayır Komiser’im.
-Tahta perdelerin ötesine geçmek isteyen de olmadı mı?
-Hayır Komiser’im, yaşlı bir harp malülünün dışında... Şurada oturuyor.
aliminyum değneği vardı komiserim.
Komiser Lebel polis memurunu yanına alarak hızlıca apartmana doğru
kalabalığı yardılar. Çatı katına doğru merdivenleri tırmanmaya başladılar. Bu
arada Çakal, başakanın yüzünü tüfeğin dürbününde görmüştü ve tetiğe bastı.
Başkan o sırada öne doğru eğilince kurşun kulağının dibinden asfalt yola
saplandı.Çakal’ı ter basmıştı. Acaba Başkan kulağının dibinden geçen merminin
sesini duymuşmuydu. Çakal ilk defa ıskalamıştı. Yeni mermiyi tüfeğe
yerleştirmeye koyuldu. Müfettiş Lebel’de son katın sahanlığında solularak
belirdi. Yüreği sanki kaburgaların arkasında patlayıverecekti. Polis memuruna
çabuk çabuk şu kapıyı kırın dedi, yana sıçradı.Polis kilide ateş etti. Çakal
içeriye giren polis memurunu görünce ateş etti, polis memuru oracıkta ölmüştü.
Ardından müfettiş içeri girdiğinde Çakal’ın yapacak birşeyi yoktu. Müfettiş
Çakal diye mırıldandı. Lebel dedi Çakal. Çakal 9 mm.lik kurşunla dolu bir
şarjörün neredeyse yarısını göğsüne yedi. Herşey bitmişti artık.
Onu Pere-Lachaise mezarlığındaki adsız bir mezara gömdüler.25 Ağustos
1963 günü bir araba çarpması sonucu Batı otoyolunda ölen bir yabancı turist
olarak kayıtlara işlediler. Cenaze töreninde bir papaz, bir kanun temsilcisi,
iki mezarcı ve cesetle birlikte altıncı kişi vardı. Bu altıncı kişi üzülmüştü
sadece. Bu adam oradan ayrıldı karısı ve çocuklarıyla birlikte gündelik
hayatına devam etti.