KİTABIN ADI : Doğu
Ekspresinde Cinayet
KİTABIN YAZARI
(ÇEVİREN) : Agatha Christie / Gönül Suveren
YAYINEVİ VE
ADRESİ : Altın
Kitaplar Yayınevi Cağaloğlu / İSTANBUL
BASIM TARİHİ : Ocak
1986
KİTABIN ÖZETİ :
Cinayete
kurban olan kişi, Bay Rachett adıyla anılmaktadır. Ve daha sonra gerçek adının
Cassetti olduğu ortaya çıkacaktır. Kendisinin öldürüleceğinin farkına varmış ve
korunması için aynı trende bulunan dedektif Poirot’a yirmibin dolar teklif
etmiş, fakat Bay Poirot adamın tehlikeli biri olabileceğini dedektiflik
içgüdüsünün de yardımıyla sezinleyerek kabul etmemiştir.
Cassetti’nin
öldürülme sebebi, daha önce çocuk kaçırma olaylarına karışmış olmasıdır. En son
ise Amerika’nın tanınmış ailelerinden Armstrong’ların kızını kaçırmış ve fidye
istemiş, daha sonra ise de çocuğu öldürmüştür.
Cinayetin
aydınlatılma işini Ekspresin müdürlerinden olan Bay Bouc, Poirat’a teklif eder,
o da bunu kabul eder ve ipuçlarını o anda trende bulunan doktoru da yanlarına
alarak, üçü araştırmaya başlarlar. Cinayeti ortaya çıkarabilecek dört ipucu
bulunur;
Bunlar bir
kondüktör elbisesi düğmesi, bir pipo temizleyici, üzerinde H harfi bulunan
değerli bir mendil ve cinayetin saatini bulmalarına yardımcı olabilecek 01:15’i
gösteren durmuş saat, doktor da yaptığı incelemeler sonucunda cinayetin 00:00
ile 02:00 arasında işlenmiş olduğunu ortaya koyar.
Şimdi bir de
trende bulunan yolculara göz atalım: Albay Arbuthnot Hindistan’daki görevini
bitirerek İngiltere’ye dönmekte, daha sonra aralarında bir ilişki anlaşılan
Mary Debenham ise, 25 yaşlarında mürebbiyelik yapan biridir. Mac Queen
Rachett’in sekreteri, Prenses Natalia Dragomiroff, yaşlı, soğukkanlı ve son
derece çirkin olmasına rağmen güçlü bir kişiliğe sahiptir. Caroline Hubbard,
hep kızından bahseden orta yaşlı geveze bir kadın, Masterman ise Rachett’ın
uşağıdır. Michel yıllardan beri aynı hatta çalışan kondüktördür. Trende seyahat
eden 13 yolcudan diğer altısının isimleri ise, Greta Ohlsson, Kont ve Kontes
Andrenyi, Cyrus Hardman, Foscarelli, ve Hildegarde Schmidt’tir.
Delilleri
incelemeye ve tanıkları dinlemeye başlayan üçlü, ipuçlarını yavaş yavaş çözerek
sonuca ulaşmaya başlarlar. Bu süreçte İstanbul Calais vagonundaki yolcuları tek
tek sorgular, cinayetin işlendiği gece koridorlarda gezen kırmızı kimonolu bir
kadın saptanır. Cinayeti iki kişinin işlediği kanısına varırlar. Bunun sebebi
cesedin üzerindeki bıçak yaralarının fasılalarla açıldığıdır. Tariflere göre cinayeti
işleyen esmer, kısa boylu, zayıf ve ince kadın sesli biridir. Bu da cinayeti
biri kadın biri erkek iki kişinin işlediği kanısını ortaya koyar.
Cesette on
iki adet yara bulunmakta, vagondaki tek pipo içicisinin Albay Arbuthnot olduğu
anlaşılır. Düğmelerin bulunduğu üniformayı ise sadece kondüktör giymektedir.
Trende H harfiyle başlayan isme sahip biri de bulunmamakta, tüm kapıları
kilitli olan trene dışarıdan yolcu binmediğine göre, katil vagonun
içerisindedir. İçerideki on üç kişiden biridir ama hangisi?
Kitabın
bundan sonraki bölümleri daha da ilginç ve sürükleyicidir. Hercule Poirot hemen
her yolcunun bu cinayeti işleyebileceği ihtimaline karşın olanca titizliğiyle
onları dinlemeye devam eder. Her birinin cinayeti nasıl ve ne amaçla
yapabileceklerini kurgular; ancak hiçbirinin bu işi yapmamış olduklarına dair
veriler de mevcuttur. Dışarıdan biri de vagona binmediğine göre bu cinayeti kim
planlanmış ve yapmıştır?
Kitap oldukça
ilginç ve akla gelmeyecek bir biçimde sonlanır. Poirot ince zekası sayesinde
cinayeti çözmüş, en son vagondaki tüm yolcuları yemek salonuna toplar ve
cinayeti açıklar. İki ihtimal vardır, birincisini salondakilere anlattığında
yolcular bunu fazla inandırıcı bulmaz. İkinci ihtimal ise doğru senaryodur.
Fakat bu da yolculardan hiçbirinin işine gelmez.
Her zaman
gerçekler doğru olanı ya da olması gerekeni ortaya koymamakta, veya bazı işler
öyle olması gerektiği için olmuştur. Birinci ihtimalin tüm yolcular, dedektif,
ekspresin müdürü ve doktor tarafından kabul edilmiş olmasının sebebi budur.