VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ
Takım : Rosales
Familya : Rosaceae
Alt familya
:Prunoideae
Cins : Prunus
Tür : Prunus
cerasus L.
Anavatanı
İstanbul ile Hazar Denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu Dağlarıdır.Avrupa
kıtasına yayılması,tohumların kuşlar ve hayvanlar tarafından taşınmaları ile
olmuştur.
Meyveleri
özellikle mineral madde açısından oldukça zengindir. Özellikle meyve suyu
randımanının %70-75 ve toplam asitliğin yüksek (%3) olması nedeniyle,meyve suyu
olarak işlenmeye çok uygundur.
Vişne yetiştiriciliği için en önemli faktör sıcaklıktır.
Çiçek tomurcukları
–2,-4 ºC’ye kadar dayanabildikleri halde açmış
çiçekler -2 ºC’de donarlar. Odunsu kısımları ise –40 ºC’ye kadar
dayanabilmektedir. İlkbaharda çiçeklenmeleri biraz geç olduğu için,ilkbahar geç
donlarından zarar görme ihtimali biraz düşüktür.
Vişnelerin kış dinlenme istekleri önemli olup,dinlenmeden
çıkabilmeleri için yeterli kış soğuğu almaları gerekmektedir. Kış soğuklama
ihtiyaçları karşılanmamış vişnelerin çiçeklenmelerinde gecikme ve
düzensizlikler görülmektedir. Genel olarak vişnelerin soğuklama süresi 7,2
ºC’nin altında 1100-1300 saattir.
Vişne
yetiştiriciliğinde,yağışın yıl içerisinde düzenli olarak dağılması en uygun olanıdır.
Genel olarak 400 mm yağış alan yerlerde yapılan yetiştiricilikte sulamaya gerek
kalmamaktadır.
Vişnelerde çiçeklenme ve meyve oluşumu esnasında havaların
yağışlı olması istenmeyen bir durumdur. Zira çiçeklenme zamanında yağan yağmur
döllenmeyi güçleştirir ve Sclerotinia spp. Mantar zararının artmasına neden
olur. Yine meyve olgunlaşması esnasında yağabilecek
yağmur meyvelerin çatlamasına neden olarak pazar değerini düşürür.
Vişneler toprak açısından oldukça toleranslıdırlar. Kuru,kumlu
veya kireçli topraklarda yetiştirilebilirler. Özellikle idris anacının
kullanıldığı yerlerde vişnelerin kuraklığa karşı dayanımları artar.
İyi drene
edilmiş,derin,havalanabilen ve yaz aylarında düzenli olarak sulanabilen
topraklar en uygun olanıdır. İyi drenaja sahip olmayan fakir topraklarda
ağaçlar zayıf gelişir ve seyrek meyve dalları teşekkül eder. Taban suyunun
yüksek olduğu yerlerde kökler yüzlek kalır ve ağacın gelişimi yavaş olur. Bu
gibi durumlarda ise ağacın kuraklık ve dondan zarar görme riskide artmış olur.
Habitüs : Vişne ağaçları 8-10 m’ye kadar
yükselen ağaçlardır. Taç şekilleri ise küçük ve yuvarlak biçimdedir. Dalların
ise boğum araları uzundur. Dalların dip kısımlarında çiçek gözleri,uç
kısımlarında ise yaprak gözleri bulunur. Dallar çok kalın değildir ve
esmerimtrak-gri renktedirler.
Odun ve meyve gözleri bulunur. Odun gözleri meyve
gözlerine göre ince ve küçüktür. Buket dallarında ise,ortada bir sürgün gözü ve
bunun etrafında meyve gözleri sıralanır.
Yaprak kısımları dişlidir fakat bu dişler çok belirgin
değildir. Aynı zamanda yapraklar açılırken üzerleri reçineli ve dolayısı ile
yapışkandır.
Diğer sert çekirdekli meyve türlerinde olduğu gibi 5 tane
çanak,5 tane taç yaprağı bulunur. Erkek organ sayısı 30’a kadar çıkabilir.
Normal olarak 1 tane pistil bulunur. Vişne ağaçlarında heterositi
görülmektedir. Bu durum dişiciklerin erkek organlarından daha kısa olması
şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Vişne ağaçlarının meyveleri kırmızı renkte ve ekşi bir
tada sahiptir. Çekirdekler etten kolayca ayrılabilirler.
Vişne ağaçları genellikle kendi kendine verimlidir. Yani
herhangi bir dölleyici çeşide gerek duymadan kendi kendini dölleyebilmektedir.
Vişne ağaçları için en uygun çoğaltım şekli aşı ile
çoğaltımdır. En uygun aşı şekli ise,durgun göz aşısıdır. Fidanlıklarda durgun
göz aşısına ilk önce yabani çöğürlerden başlamak gerekir. Genellikle idrislerde
vegetatif gelişme daha uzun sürdüğünden yani anaç geç zamanlara kadar kabuk
verdiğinden aşıya daha geç başlamak ve bu işi sonbaharın başına kadar sürdürmak
mümkündür. Durgun göz aşısının başlama zamanı aşı gözlerinin
olgunlaştığı,bitirme zamanıda anacın kabuk verme durumuna göre düzenlenebilir.
Vişnelerde
anaç olarak ülkemizde daha çok yabani kiraz ( kuş kirazı ) ve idris
kullanılmaktadır. Verimli,derin,rutubetli ve drenajı iyi yapılmış taban
arazilerde Yabani Kiraz kullanılmalıdır. Fakir,kireçli ve sulama imkanı daha az
olan meyilli arazilerde idris anaç olarak tercih edilmelidir. İdris anaçları
alçaktan aşılandığı için daha küçük ağaçlar oluştururlar. Nemli ve ağır
topraklarda anaç olarak kullanıldığı zaman 7-8 yaştan sonra ağaçlarda kuruma ve
ölümler meydana gelir.
Diğer bir anaç ise yabani vişnedir. En iyi uyum sağladığı
anaçtır. Genellikle kuraklığa karşı dayanıklı bir anaç olduğu için en çok
önerilen anaçtır.
Çoğaltılmaları daha çok çelikle ,kök sürgünleri ile ve aşı ile
yapılmakta olup Stockton Morella klon anacı
kök ur nematoduna, Mazzard F121 anacı ise bakteriyel hastalıklara karşı dayanıklı olduğu için en çok tavsiye edilen
anaçlardır. Bunlar uzun yıllar yapılan seleksiyon çalışmaları ile ortaya
çıkmıştır.
Kapama vişne bahçesi kurulurken en çok toprak durumu,dikim
aralıkları,sulama ve gübreleme gibi işlemlere dikkat etmek gerekir.
Tohumdan üretilen vişnelerde sıra arası mesafeleri 4x5 m, yabani kiraz üzerine
aşılı ağaçlarda 6x8,6x6 veya 7x7 m,idris üzerine aşılılarda ise 6x6 veya 5x5 m
olmalıdır.
Yıllık yağışın 400 mm ve üzerinde olduğu yerlerde
vişneleri sulamaya gerek yoktur. Ancak yağışın yeterli olmadığı yerlerde ise
yılda 2-3 kez sulaması vegetatif ve generatif gelişme açısından oldukça büyük
önem taşımaktadır.
Vişne bahçeleri tesis edilirken yapılması gereken en
önemli faktörlerden biriside gübrelemedir. Bahçelerin ilk kuruluş devresinde
dekara 2-3 ton çiftlik gübresi verilmesi ve bu işlemin en az 2 yılda bir sefer
tekrarlanması ağaçların gelişimi açısından oldukça önemlidir. İnorganik
gübrelerin ise yapılacak toprak ve yaprak analizleri doğrultusunda uygulanması
en doğru işlem olacaktır.
Vişne ağaçlarının taçları (habitüsleri) yayvan bir şekil oluşturur. Genel olarak obruk dallı bir şekilde taçlandırılır. Diğer sert çekirdekli meyvelere nazaran budamaya biraz daha dayanıklıdırlar. Yalnız yinede kuru ve yaralı dallar dışında budama yapılması pek fazla tavsiye edilmemektedir.
Vişne ağaçlarının ömürleri 50-80 yıl arasında değişmekte
olup 4-5 yıl içerisinde meyve vermeye başlarlar. Ömürleri her ne kadar 50-80 yıl olsada ekonomik ömürleri ortalama
15-20 yıl arasında değişir.
Vişnelerin hasat dönemleri çeşitlere göre değişmekle
birlikte ortalama hasat dönemleri haziran ortası ve temmuz ortası olarak
söylenebilir. Yalnız meyvelerin
hasat olgunluğuna uygun olup olmadığı;
renk,meyve eti sertliği,meyvelerin bağlı olduğu bitkiden ayrılma durumu gibi
faktörlerdende anlaşılabilir.
Hasat olgunluğuna gelen meyvelerin toplanması esnasında
oldukça dikkatli olunmalıdır. Yapı olarak dayanıklı olmayan vişne meyveleri
toplama esnasında özellikle saplarının
kopmamasına,ezilmemesine ve kabuklarının yırtılmamasına dikkat
edilmelidir. Zira taşıma,depolama ve pazarlama esnasında çeşitli güçlüklerle
karşılaşılabilir. Ayrıca kalite kayıplarına neden olacağı gibi çeşitli hastalık
etkenlerinin enfeksiyonu ve yayılmaları için uygun ortam hazırlanmış olur.
Taşıma esnasında meydana gelen zararlar kalite kaybına
neden olmakta ve bunlar genellikle mekanik faktörlerden ileri gelmektedir.
Hasat edilen ürünlerin sıcaklığı yükseltilmemeli,mümkünse bu sıcaklık,soğutma
ve basit olarak havalandırma ile düşürülmeye çalışılmalıdır. Üstü açık araçlar
ile yapılan taşımalarda güneş zararı ve aşırı su kaybı nedeniyle meyvelerin
üzerinin örtülmesi gerekmektedir. Ayrıca araçların yüklenmesi,
meyvede meydana gelecek zararlar nedeniyle önemlidir. İşte
bu taşıma sırasında oluşan yaralanmalar; ambalajlama,pazarlama ve depolama
sırasında büyük kayıplara neden olabilmektedir.
Vişnelerde uzun süreli soğuk depolama söz konusu
olmadığından çalışmalar yoğun olarak taşıma ve pazarlama aşamalarında kalite
kaybının en aza indirilmesi konusundadır.
Vişnelerin depolamadaki başarısı,tarla sıcaklığının mümkün
olan en kısa sürede 5 ºC’nin altına
düşürülmesine bağlıdır. Depolama sırasında kalite kaybı,dış kabuk renginin
parlaklığını kaybetmesi ,sap kurumalarının başlaması ve kabuk buruşmaları ile
gözlenebilir. Meyveler yumuşar ve su kaybı nedeniyle lastiğimsi görünüş alır.
En önemli sorun meyvede oluşacak su kaybıdır. Bu nedenle depolama sırasında
ambalaj kaplarının üzerinin polietilenler ile kaplanması büyük yarar
sağlayacaktır. Bu uygulama bir yerde kapalı bir ortam yaratacağı için ortamın
CO2 ‘i yükselecek ve buda depolama süresinin uzamasını sağlayacaktır. Çilekte
olduğu gibi ortamın kuru buz aracılığı ile CO2’ce zenginleştirilmesi kalite
kaybını en aza indireceği için,hastalık etmenlerinin gelişmesinide
önleyecektir. Kahverengi çürüklük,gri çürüklük,mavi çürüklük,Cladosporium ve Rhizopus
çürükleri yaygın görülen hastalıklardır. Bunların en iyi kontrolü,meyvelerin
kısa sürede depolama sıcaklığına erişmeleri,yüksek CO2’li (%20) ortam ve
Captan’lı bileşiklerle muamelesi ile sağlanır.
Vişnelerin pazar değerleri diğer meyvelere nazaran çok
fazla değildir. Tadının ekşi ve asitliğinin yüksek olması dolayısıyla genel
olarak meyve suyu,reçel,marmelat gibi şekillerde tüketilmektedir. Ayrıca son
yıllarda dondurulmuş olarak Avrupa pazarlarına önemli ölçüde ihracatı
yapılmaktadır.
Vişneler yapıları itibarıyla hassas oldukları için
ambalajlanma oldukça büyük önem arz eder. Ambalajlamada özellikle ambalajın
kolay taşınabilmesine,depolamada üst üste yığılabilmesine,raflarda fazla yer
kaplamamasına,satışta tüketicinin dikkatini çekecek görünüşte olmasına ve hafif
olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca
ürünleri dış etkilerden korumalı,hava ve nem almayacak biçimde
olmalı,kimyasal reaksiyona girmemesi ambalajlarda kullanılan materyalin sağlığa
zararlı olmaması,ayrıca gıda muhafaza yönetmeliğine uygun olması gerekmektedir.
Vişne ağaçlarında etkili olan hastalıkları şöyle
sıralayabiliriz.
1-Halkalı Leke Virüs Hastalığı ( Tatter Leaf ) : Genelde kirazlarda göörülen bu
hastalık Afyon,Akşehir bölgelerinde vişnelerde de oldukça yaygın olarak
görülmüştür. Etmeni Prunus necrotic ringspot virüsünün bir ırkıdır. Köklü ve
köksüz kalem,aşı gözü,tohum ve çiçek tozu ile taşınır. Sürgünler başladıktan
sonra yapraklarda açık ve koyu yeşil beneklenme ve aralarında sayısız koyu
griden kahverengine kadar değişen renkte nekrozlar görülür. Nekrozlar dökülünce
yapraklar delik deşik olur ve şekli bozulur. Verimi %50 kadar düşürür.
İlaçla mücadelesi yoktur. Ancak iyi bir budama,gübreleme
ve bakım ile verim artırılabilir. Hastalıktan kurtulmak hemen hemen
imkansızdır.
2-Yaprak Kıvrılma Virüs Hastalığı : Etmeni Cherry leaf voll
virüsüdür. Yapraklar yukarıya doğru kıvrılmaya başlar. İleri dönemlerde
yapraklarda solma ve erken dökülme olur,sonra dallarda kuruma ve zamklaşma
görülür. İlkbaharda dalda tektük yapraklanma görülür ve çiçeklerde açılma üç
haftaya kadar gecikebilir. Hastalığın doğrudan kimyasal bir mücadelesi yoktur.
Virüs, vektörü toprak nematodları ile mücadele, yayılmasını azaltır.
3-Pfefinger Virüs Hastalığı ( Rasp Leaf ) :Etmeni Raspberry ringspot virüs
ve prune dwarf virüstür. Yapraklarda genellikle ışığa tutulduğunda yağ lekesi
görünümde lekeler görülür. Yaprak damarları deforme olur. 2.yıl yaprakların
orta damarlarında yumrular görülür. Ağaçları zayıflatır ve ölümüne neden olur.
Kimyasal mücadelesi yoktur. Kültürel önlemler alınmalıdır.
4-Sert Çekirdekli Meyve Ağaçlarında Bakteriyel Kanser ve
Zamklama Hastalığı : Bakteri
dalagözlerden,çatlaklardan,yaralardan ve budama yerlerinden girer. Ağaçların
zayıflamasına,verimin düşmesine ve kalitenin bozulmasına neden olur. Kimyasal
mücadelede sonbaharda yapraklar %75 dökülünce 1. İlkbaharda gözler uyanmadan
öncede 2. İlaçlama yapılır.
5-Sert çekirdeklilerde Monilya Hastalığı : Oldukça sık görülen hastalık
çiçek,çiçek sapı,meyve ve sürgünlerinde oluşur. Çiçeklerin dişicik borusu ve
erkek organlarını kahverengileştirir. Daha sonra bu olay tüm çiçeğe yayılır.
Nemli havalarda yaygınlaşır. Hasta çiçekler kurur ve mumyalaşır. Meyvedeki
enfeksiyonlar olgunlaşma döneminde meydana gelir. Meyve kabuğunda bir veya
birkaç tane lekeler oluşur ve daha sonra çürüklük meyvenin içine doğru ilerler.
Sonra meyve buruşur ve tamamen kurur.
Hastalığın görüldüğü tüm kuru dallar budanıp yakılmalıdır.
Mumyalaşan meyveler toplanıp imha edilmelidir.
Çiçeklenme başlangıcında ( %5-10 çiçek açınca ) ve tam
çiçeklenmede olmak üzere ( %90-100 ) iki sefer ilaçlanır.
6-Vişne Nekrotik Halka Leke Virüs Hastalığı : Hastalık etmeni Prunus necrotic
rinospot virüsünün bir ırkıdır. İki şekilde görülür; İlkinde erkekler
açamaz,kapalı tomurcuk olarak kahverengileşir,kurur ve dökülür. O yılın sürgünü
gelişemez. Ve üzerinde sadece kısa bir yaprak rozeti teşekkül eder. Yaşlı
yapraklarda görülmez ama genç yapraklarda ertesi yıl mozaik benzeri lekeler
olur.
Mücadelede; çiçek tozu ile taşındığı için eski bahçelerde
hastalıktan korunmak hemen hemen imkansızdır. Yeni bahçeler bu virüslere karşı
virüsten arınmış fidanlarla kurulmalıdır.
Bunlar kiraz
ağaçlarında zarar yaptığı halde vişnelerde de zararları görülmüştür. Bunları
şöyle sıralayabiliriz;
1.
1. 1. 1. Kiraz
Sineği ( Rhapoletis cerasi L.)
2.
2. 2. 2. Kiraz
Dip Kurdu ( Capnodis tenebrionis L.)