Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

KİTABIN ADI                   

YEŞİL GECE

KİTABIN YAZARI            

Reşat Nuri GÜLTEKİN

YAYINEVİ VE ADRESİ

İnkilap ve Aka Kitapevi ANKARA Cad. No:95 İSTANBUL

BASIM TARİHİ               

1984

KİTABIN YAYIM MAKSADI 

Bir öğretmenin başından geçen olaylar.

KİTABIN ÖZETİ :    

KISIM - I

Yaşamdaki görevleri memuriyet olan iki arkadaşın bir tanesinin tayininin İSTANBUL’a çıkması üzerine konu başlıyor. Şahin Efendi tayinin başka bir yere alınmasını istiyor ve tayini SARIOVA’ya çıkıyor. Şahin Efendinin İSTANBUL’dan ayrılmasının sebebi İSTANBUL’da memurlara değer verilmemesi. Anadolu’da ise haddinden fazla değer verilmesi. Şahin Efendi İSTANBUL’a bir daha dönmeme arzusunda olduğundan eski dostlarını görmek istiyor. Hacı fettah efendiyi ziyaret ediyor. Daha sonra Darul muallime katılabilmek için sınavlara giriyor,sınavları büyük bir başarı ile ikinci olarak bitiriyor. Darul muallimde öğrenciler zamanla sarıklılar ve sarıksızlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Şahin efendi SIRIOVA’ya indikten sonra belediye idari müdürü ve yeni belediye başkanı ile tanışıyor. Mektepte balkan muhaberesine gönüllü gitmiş yalnız sağ ayağını topal eden bir yaradan dolayı hocalığa dönen Rasim ile tanışıyor. Her arzusu her yıl belli derece ve belli seviyede öğrenciler yetiştirerek müderris Zühtü efendinin yıldızlarını karartmamaktır. Medreseyi rutubet,güneşsizlik ve pislik sebebi ile belediye yıkma kararı almıştır. Ama öğrenciler ve vatandaşlar tarihi binanın yıkımına izin vermiyordu. Çünkü bina nurani yüzlü,yeşil sarıklı,piri faninin Veliyullah türbesi idi. Belediye mühendisi Necip beyin silindirle çarpması üzerine binanın kenar duvarı yıkılmıştı. Hafız Eyüp,şahin efendinin mektebi bırakıp Darul muallime geçmesini anlayamadığı için Şahin Efendi hakkında planlar yapıyor ama planlarını gerçekleştiremiyor. Şahin efendinin takipçisi olduğu bir konu hakkında gazetede haber yapılması onu çok mutlu ediyor. Katibi Meslun muallimler cemiyetinde taşkın ve gürültücü bir parti vardı. Bir genç Şahin Efendiye ben hem Atatürkçüyüm hem de İslamcıyım diyor. Şahin efendi ise bir kişi ya hacerdir ya lahacerdir diyerek konuyu izah ediyor. SARIOVA’da beş altı ay kadar perde arkasında gizli çalışarak epeyce kuvvet hazırlamaya çalışıyor. Beş ay sonunda epeyce kuvvet toplamaya muvaffak oluyor. Emir Dede mektebinin en çalışkan çocuklarından biri olan Bedrinin abisinin ölmesi üzerine Bedri’yi babası okuldan almak istiyor. Şahin efendinin ısrarı üzerine Bedri iki yıl daha mektepte okuyacaktır. Hacı Emin efendi gerçekte büyük bir eşkıyadır ve bütün yakınlarını hunharca öldürmüştür. Daha sonra tövbe etmiştir. Bedrinin annesi bütün yaptıklarından dolayı Şahin Efendiye duacı olduğunu söyleyip bir ricada daha bulunur. Kocasının imamlıktan atılacağını atılırsa perişan olacaklarını söyleyip yardım istiyor. Şahin Efendi köy halkıyla konuşacağını bir ricada bulunacağını söylüyor. Bu arada halk Emin Dede mektebini ve baş muallimini dinsiz diye suçlamaya çalışıyorlar. Bir gün mektebe gelen kadın Şahin Efendiye aşık oluyor. Karşılığını bulamıyor. Rasim miras işi olduğundan yirmi gün izin alarak İSTANBUL’a gidiyor. Baba türbesi yıkılıyor. Köy halkı türbeyi Nihat efendi yaktı diyerek suçlama yapıyor. Nihat Efendinin bir odaya kapatılması şahin efendinin yüreğine dokunuyor. Şahin Efendi yardım etmek istiyor. Son kararın mahkeme tarafından verileceği söyleniyor. Şahin Efendi davayı avukat İhsan’a veriyor .Kanunun 163.maddesi gereğince yangın çıkaran kimse olan olmadığı taktirde müebbet hapse mahkum edilirdi. Polisler çarşıda yakaladığı hırsızın çantasından şamdan çıkartıyor. Şamdanların türbeyle alakası olduğu öğreniliyor

KISIM II

Yunan askerleri Anadolu’nun ilçelerine yayılıyor. Kilimleri ve yiyeceklerini alanlar Alacam köyüne kaçıyorlar. Şahin Efendi; Rasim ölüyor,Kazım ölüyor kardeşlerim ölüyor diyerek feryat ediyor. Belediye reisinin Yunan kumandanı ile görüştüğü sokaklarda iki Yunan askeri ve bir Türk askeri geziyordu. Hükümet konağı ve polis karakolu işgal edilmiş deli Necip ise SARIOVA için İmar planları yaparak Şahin Efendiye sunuyordu. Yunanlılar geri çekilirken eski tahta köprüyü yakarlar. Halkta onun yerine beton köprü yapımına başlar. Köprü bitmediğinden arabalar geçemiyordu. Sadece düşmandan değil gecenin karanlılığından da kurtulmuştu SARIOVA.