Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

KİTABIN ADI            : YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT

KİTABIN YAZARI         : Susanna TAMARO

TÜRKCE ÇEVİRİ                      : Eren CENDEY

YAYINEVİ VE ADRESİ                : Can yayınları İSTANBUL

BASIM TARİHİ                          : 1999

KİTABIN YAYIM MAKSADI            : İnsanların iç dünyası ile içtenliği anlatılmak

istenmektedir.

 

KİTABIN ÖZETİ                        :

 

       Kitap, 80 yaşındaki dul bir kadının büyütüp yetiştirdiği ancak Amerika’da yaşamaya karar veren torununa yazdığı ama hiç göndermeği bir dizi mektuplardan oluşmaktadır.

       Acı bir trafik kazası sonucu kızını kaybetmiş ve ona kalan tek miras torunudur. Belli bir süre birlikte yaşadığı torunu ortada hiç bir sebeb yok iken Amerika’ya gitmeye karar verir. Koskoca evde tek başına yaşamak zorunda kalmıştır.

       Gençliğinde çok akıllı, hareketli ve yaşam dolu kişiliğe sahip bu kadın kendi istediği özelliklerde bir eş bulamadığı için evlenememiştir. Daha sonra oldukça geç yaşlarda evlilik yapmıştır. Uzun süre bir çocuğu olmadığı için tedavi görmek maksadıyla gittiği kaplıcalarda doktoruna aşık olur. Sadece üç haftalık tatil süresince iki hafta birlikte olabilmişlerdir. Ama bu aşk serüveni telefon ve mektupla sürekli devam etmiştir. İkinci buluşmalarının sonucunda sevdiği erkekten hamile kalır. Fakat çocuğun gerçek babasını kocasından ve herkesten gizler. İlk ve tek çocuğu olması sebebiyle onu büyük bir sevgi ile büyütür. Kendi gençlik yıllarındaki kısıtlamaların hiç birini kızına uygulamaz, oldukça serbest hareket imkanı tanımıştır. Ona her şeyin en iyisini vermeye çalışmıştır. Bu kadar geniş serbestlik, kızını oldukca asi ve geçimsiz bir insan yapmıştır.

       Annesine hiçbir saygısı ve hoşgörüsü olmayan kızı, 60’lı yılların özgürlük çılgınlığına kendini kaptırmış ve Türkiye’de geçirdiği tatil sorasında bir çocuk dünyaya getirmiştir. Çocuğun babasının kim olduğunu tanımayan kadın bazı saplantılarından ötürü psikolojik tedaviler görmektedir. Tedavi gördüğü doktor tarafından aldatılır ve ona bazı evraklar imzalatarak ve büyük miktarda bir paraya kefil edilmiştir. Herşeyi anladığında iş işten çoktan geçmiştir. Hiç saygı ve sevgi duymadığı annesinden yardım istemeye koşar. Çok hararetli bir tartışma sonrasında annesinin ağzından çıkan kısacık bir konuşma hayatını alt üst eder.

Hiç ummadığı bir anda babasının öz babası olmadığını öğrenir, daha sonra arabasına atlayıp hızla annesinden uzaklaşmak ister. Trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeder. Hayatta tüm sevdiklerini bir bir yitiren yaşlı kadın yeniden yaşama dönmek istemektedir. Tüm bu acılarını unutmaya çalışarak yeniden yaşama bağlanmıştır. Çok büyük zorluklarla büyüttüğünü torunu hiçbir sebep yokken Amerika’ya gitmek istediğini söylediğinde o hiç karşı çıkmamış, aksine onu desteklemiş ve içinden geldiği gibi davranmasını öğütlemiştir. Uzun bir yaşamın kendisiyle iç hesaplaşmasını bir itirafname olarak bu kitabı yazmıştır.

Torununa, insanların hayatları boyunca önemli kararlar aşamasında yapmaları gereken tek şeyin durup yüreklerinin sesini dinlemek olduğunu ve ancak bu şekilde gerçek mutluluğun yakalanabileceğini anlatmıştır.